Daha dün gibi hatırlıyorum sene 1973 Kasımın altısı işte bu okuduğunuz Çağlayan Gazetesi dünyaya geldi.
Ben daha önce Boğazlıyan’a hiç gelmemiştim, Boğazlıyan’ı hiç görmemiştim. Gazete’nin adını koymak için düşünmeye başladık. Gazetenin adını ne koyalım düşüncesi sarmıştı.
Bazı dostlarım Gazetenin isminin Irmak olsun denildiğinde, daha önce hiç görmediğim Boğazlıyan’da Irmak yoksa bunun adı hiçbir şeye yaramaz, Irmak kelimesi bize Çağlayan’ı çağrıştırdı. Bugün elinizde okuduğunuz Çağlayan işte böyle doğdu. Yıl 1973 aylardan 6 Kasım’dı.
İşte böyle doğdu Çağlayan. Geçen yıl 35 dedik ama bu yıl 35’den de gün aldık, işte şimdi de 36 oldu. Eh bugünlere kolay gelmedik. Bir sürü yokluklarla ve imkansızlıklarla mücadele ettik.
O zamanlar Boğazlıyan Belediye Başkanlığı yapan Kuddusi Sezer Bey kardeşim kaç gün duracaksın dediğinde şimdi yaş otuz altı diyorum. 36. yaş gününde siz dostları da yanımda görmekten mutluluk duyuyorum.
O zamanlar imkanlar kısıtlı, bilgisayarlar yok. Dijital fotoğraf makineleri yok. Ofset tesisleri yok. Hurufatla yazı yazmak kolay olmasa gerek. Ancak o günleri yaşayan bilir. Gören bilir diyorum.
Sevgili okuyucularım; bir olay vuku bulduğunda bunu Gazeteye yazmak, resimlemek imkansızdı. Çünkü resim çekmek kolay ama resmin klişe olması lazım. O zamanlar klişe sadece Ankara’da yapılıyor. O da ancak iki günde yapılabiliyordu. Oysa şimdi öylemi; resmi Dijital fotoğraf makinesiyle çekip gazetede yayımlanıyor.
Bu vesileyle 36 yıldır bizleri yalnız bırakmayan okuyucularıma teşekkür ediyorum. Daha nice yıllarda buluşmak dileğiyle… |